"Gün Gelir Her Şey Unutulur, Unutulmayan Hoş Bir Sada Bırakmak"
Elazığ'ın yetiştirdiği önemli sinema ve tiyatro sanatçılarından Abdullah Şekeroğlu, sağlık sorunları nedeniyle tedavi için döndüğü memleketinde sanat hayatına...
Elazığ’ın yetiştirdiği önemli sinema ve tiyatro sanatçılarından Abdullah Şekeroğlu, sağlık sorunları nedeniyle tedavi için döndüğü memleketinde sanat hayatına ve unutulmaz tiplemelerine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Usta sanatçı, bugüne kadar yaptığı karakterler arasında en çok “Halıt Emmi”nin kendisinde iz bıraktığını söyledi.
“Halıt Emmi, Elazığ’ın Mesajlarını Verdi”
Kariyeri boyunca birçok farklı karaktere hayat veren Abdullah Şekeroğlu, yaptığı açıklamada en çok “Halıt Emmi” tiplemesinin kendisi için özel bir anlam taşıdığını belirtti. Tiplemelerin belirli bir noktadan sonra kurgusal öğelere dayandığını söyleyen Şekeroğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Benim için en özel tiplemelerimden biri Halıt Emmi oldu. Bu karakteri oluştururken bir insandan birebir almak yerine, işin temelini alıp ona bir kurgu yazmak ve seyredilebilir hale getirmek gerekiyordu. Halıt Emmi, Elazığ’ın kültürünü, değerlerini ve insanlarının düşüncelerini yansıtabilen bir karakter oldu. Sanıyorum ki bu tipleme, Elazığ’a dair verilmesi gereken bütün mesajları verdi."
Tiplemelere Devam Etmeyecek
Sanat yaşamında unutulmaz karakterlere hayat veren Şekeroğlu, artık yeni tiplemeler yapmayacağını belirterek, geçmişte oluşturduğu karakterlerin Elazığlılar tarafından benimsendiğini ve artık tarihe mal olduğunu söyledi.
"Hafize Ana, Düzgün Öter ve Halıt Emmi gibi tiplemeler artık tarih oldu. Elazığlı bu karakterleri sahiplendi, sevdi ve özümsedi. Üzerlerine daha fazla gidip onların ruhunu bozmak istemiyorum. Bu tiplemeler, tadında ve arşivde kalsın. Saklanacak en güzel arşiv, insan belleğidir."
Dijital çağın getirdiği değişimlere de vurgu yapan sanatçı, eski dönemlerde ilkel şartlarda hazırladıkları programların büyük ilgi gördüğünü belirtti. Azerbaycan’dan bile hayranlarının kendisini arayıp geçmişte yaptığı tiplemeleri hatırlattığını ifade eden Şekeroğlu, en unutulmaz anılarından birini şu sözlerle paylaştı:
"Amerika’da yaşayan bir kişi bana ulaşıp, ‘Abdullah Bey, sen bizi güldürüyorsun ama ben farkında olmadan ağlıyorum’ dedi. ‘Senin anlattığın o yerleri, o hikâyeleri ben yaşadım. Programın başlıyor, Elazığ’daki akrabalarım telefonun ahizesini radyoya tutuyor, ben de onların faturasını ödüyorum.’ Bu sözler beni çok etkiledi."
“Sizleri Hem Seviyorum, Hem Sayıyorum”
Sanatçı Abdullah Şekeroğlu, Elazığlılardan gördüğü sevgi ve ilgiden büyük mutluluk duyduğunu belirterek, yaptığı tiplemelerin insanları geçmişlerine götürdüğünü söyledi.
"Sevenlerim benim canlarım. Böyle bir sevgi kolay bulunmaz. Gün gelir her şey unutulur, ama unutulmayan bir hoş sada, bir güzellik ve bir anıdır. Nasıl ki bir şarkı insanları bir yerlere götürür, benim esprilerim de onları çocukluklarına, sevdikleri insanlara götürüyor. Bana destek oldunuz, ben de sizlere teşekkür ediyorum. Sevgi ve saygı, birbirinden ayrılmayan iki güzel kelime. Bunları hiçbir zaman kaybetmeyelim, çünkü ben sizleri hem seviyorum, hem sayıyorum."
Sanat hayatına unutulmaz tiplemeleriyle damga vuran Abdullah Şekeroğlu, Elazığ’a olan bağlılığını ve hayranlarına duyduğu sevgiyi vurgulayarak, sanat yolculuğunda önemli bir sayfayı kapattığını duyurdu.
Tahmini okuma suresi: 2 dakika.