YAVUZ TEMİZER'DEN SERT UYARI
Eyüp Bağları ve Kovancılar sulama birliği çalışanları AK Parti il Başkanının kendilerine açlık grevini bırakmalarını ve sorunlarının bir ay içerİsinde çözüleceğini söylemesinin üzerenden bir aylık sürenin ardından sorunlarının çözülmediğini ifade ederek, siyasi partilerden destek istemeye başladılar.
Eyüp Bağları ve Kovancılar sulama birliği çalışanları AK Parti il Başkanının kendilerine açlık grevini bırakmalarını ve sorunlarının bir ay içersinde çözüleceğini söylemesinin üzerenden bir aylık sürenin ardından sorunlarının çözülmediğini ifade ederek, siyasi partilerden destek istemeye başladılar.
Sulama birliği çalışanları MHP’yi ziyaret ederek destek istediler. MHP il başkanı Av. Abdulvahap Erdem konunun takipçisi olduklarını belirterek,” Hatırlarsanız bir ay önce ben bu grevin bitirilmesi için sayın valimizle de bir randevu istemiştim ve 24 saat sonra yine bir televizyon programında randevumuza cevap verilmediğini beyan etmem üzerine sayın valimiz ikin sonra tarafıma dönüş
GÜNAHIMIZ NEYDİ? NEDEN BU NOKTALARA GELDİ?
BURADA BİR ÇİFTE STANDART VAR
MHP 1 Sıra adayı partilerinin seçim bürosunda kendilerini ziyarete gelen Eyüp Bağları ve Kovancılar sulama birliği çalışanları ile yaptığı görüşmede, mağdur edilen işçilere verilen sözlerin tutulmadığını ve çalışanların tehdit edildiğini belirterek,” Arkadaşlarımız bizimle görüşme talebinde bulundular bir mağduriyetleri vardı biz bunu çeşitli defalar dile getirdik. Eyüp Bağlarında kangren haline gelmiş 6 yıla yaklaşan bir problem var ve bu siyasi iktidarın yıllardır kenara atıp ötelediği inşaların mağduriyetinin üzerine mağduriyet eklediği çok basit çözümü olan bir mevzuyu kangrenleştirerek inşaların siyaseten ötekileştirerek kendinden uzaklaştırarak bir noktaya getirmeye çalışıyorlar. Sayın il başkanı bir ay bir süre istemişti değerli başkanımın belirttiği üzere ve ben Başbakanın Elazığ’da ki temsilcisiyim diyerek, sayın başbakan Elazığ’da ki temsilcisinin bu problemi bir ay gibi uzun bir sürede çözmeme ihtimali yok. Sayın AKP’nin milletvekillerinin ki bir tanesi diyor “ben göreve geldiğim günden beri, 2011 yılından beri bu probleme vakfım bu problemi çözmek için elimden gelen her şeyi yaptım. “ Şimdi bu atla deve bir problem değil haksız yere kapatılmış bir sulama birliği var haksız yere dememde ki sebep şu borcundan dolayı ama bizim 100 kilometre ilerimize gittiğiniz zaman devlete borcu olmayan sulama birliği yok. Burada bir çifte standart var zaten bizim siyasetçilerimizin beceriksizliği yüzünden o topraklar yıllardır kuru kalmış bu bir. İkincisi kapattırdınız bu insanları niye hala daha mağdur ediyorsunuz çözün problemlerini, çözersiniz gidersiniz bakanlığa dersiniz bu arkadaşların böyle bir mağduriyeti var bununda çözülmesi gerekiyor öteleye öteleye bu derdi dert edinmedikleri için başka bir şeyden değil. Bunun dert edinmiş olsalar bin defa çözülecek bir şey Elazığ’a gelen 7 katrilyon bütçeden bile 50 bin defa çözülecek idea ettikleri 7 katrilyonla 50 bin defa çözülecek bir mevzuydu bu. Ama burada siyasi iktidarın her zaman yaptığı gibi insanları bir ötekileştirme sadece kendi adamlarına milletvekili olma sadece Adalet ve Kalkınma Partisi üyelerinin milletvekili olma gibi bir durumları var. Ben arkadaşların siyasi görüşünü bilmem beni de bir Elazığlı olarak ilgilendirmez bir problemleri varsa Milliyetçi Hareket Partisinin yöneticileri olarak bizim boynumuzun borcudur bunu çözmek” dedi.
BU İNSANLARIN PROBLEMİNİ ÇÖZECEĞİM DEDİN ÇÖZMEDİYSEN YALANCISIN SEN.
MHP 1 Sıra adayı partilerinin seçim bürosunda kendilerini ziyarete gelen Eyüp Bağları ve Kovancılar sulama birliği çalışanları ile yaptığı görüşmede, mağdur edilen işçilere verilen sözlerin tutulmadığını ve çalışanların tehdit edildiğini belirterek,” Bir aydır benim iktidara seslenmem bu beceremeyen insanlarla niye yola gidiyorsunuz. Becerememesini bir tarafa bırak birde kalkıp Elazığlıyı tehdit eden insanlarla hangi yola gidiyorsunuz siz. Dertleri var, derdi olan insan bir açıklama yapıyor, açıklamada hakaret yok, açıklamada küfür yok ben arkadaşlarımla görüştüm biz ne kimseye hakaret ettik nede küfür ettik dediler. Sayın Şuay Alpay basın açıklaması yapmış ve aynen şunu söylüyor “ çok açık bir hukuk ihlali yapmasına, iftira atarak ve hakaret ederek şahsıma zarar vermesine rağmen ben bu konuda kendisine bir fırsat tanıyorum.” Diyor. Sen kimsin, sen kimsin? Neyin fırsatını tanıyorsun? Bu insanların problemini çözeceğim dedin çözmediysen yalancısın sen. Bu kadardır bu bunun ötesi yok neyin fırsatını tanıyorsunuz siz? Hem insanların mağduriyetini gidermeyeceksiniz hem de kalkıp Elazığlıyı tehdit edeceksiniz yok böyle bir yer. Böyle bir Türkiye’de olmayacak böyle bir Elazığ’da olmayacak açık ve net ifade ediyorum.” Dedi.
DEVLETİN KİRALADIĞI ARAÇLARI BİR SİYASİ PARTİNİN ADAYLARININ AFİŞLERİ İLE DONATMAYA HAKKINIZ YOK
Yavuz Temizer, Elazığ valisine seslenerek, kamu kurumların araçları ile ilgili olarak pis kokular geldiğini belirterek,” Sayın başbakan Elazığ’a mitinge geliyor sayın valim devlet daireleri ile ilgili çok pis kokular geliyor kamu kurumlarının araçları ile ilgili çok pis kokular geliyor sizden rica ediyorum bu siyasi bir yarış yarın AKP birinci parti olur MHP birinci parti olur CHP birinci parti olur bu başka bir şey siz devleti idare ediyorsunuz. Devletin hiçbir bürokratının bir siyasi partiye angaje olma hakkı yoktur, ben bunu kabul etmiyorum. Ben resmi kurumları gezdiğim zamanda birçok dairenin müdürü yerinde yoktu ama olanlara da çay içelim dediklerinde Allah razı olsun sizi meşgul etmeyelim biz arkadaşları ziyaret edip geçeceğiz derken eğer sizin bürokratlarınız iktidarın milletvekillerinin önünde takla ata ata, oda oda gezdiriyorlarsa bunun karşında ben varım. Süreklide duracağım sizin kalkıp da devletin imkânlarını kullanarak, devletin kiraladığı araçları bir siyasi partinin adaylarının afişleri ile bezetmeğe hakkınız yok. Ben bugün siyaset yaparak arabalarımın parasını cebimden harcıyorsam siyasi iktidarın milletvekili adayları da aynı şeyi yapacak. Bunun adı hırsızlıktır, bunun başka Türkçesi yok. Hırsızlık illa gidip bir yerden çalmakla olmaz siyaset yaparken devletin resmi kurumalarının araçlarını o siyasetin malzemesi yapıyorsanız, başbakanın geleceği mitinge insanların devletin araçlarıyla kiraladığı araçlarla taşıttırıyorsanız bunun adı hırsızlıktır bunu yapanda hırsızdır. Hepsinin gözüm üzerinde ve ben o mitingi çok yakından takip edeceğim tek tek plaklarını alacağım buradan da ilan ediyorum. Bu keyfide kimseye yaptırmayacağız, herkes işini yapacak bürokrat bürokratlığını yapacak başbakan buraya parti genel başkanı sıfatıyla miting yapmaya geliyor arkadaşlar bizim artık bir takım şeylerin farkına varıp bir takım ayrımları yapma zorunluluğumuz var. Türkiye iyi bir yere gitmiyor ekonomi bu kadar sıkıntıdayken insanlar bu kadar zulüm görürken inşaların sıkıntıları çözülmezken kalkıp ta birilerine takla atacağım diye ben Elazığ’ın bürokratına bu keyfi yaptırmam.
Sayın valim lütfen Allah rızası için tedbir alın, tedbir alın siz devletin valisisiniz devletin valisi olarak bütün siyasi partilere eşit mesafede olunuz. Yarın birileri iktidara gelir biz şimdiden tedbirimizi alalım diye düşünenlerinde çırasını yakarız bu işler o kadar ucuz değil. Devletten maaşı alıp siyasi partinin borazanlığını da kimseye yaptırmayız. Çok siyasete heveslilerse o sayın bürokratlar devlet memurluğundan istifa etsinler girsinler siyasete, devletin imkânıyla yarın rütbe almak için bugün takla atmasınlar.” Diye konuştu