Elazığ Ticaret Borsası başkanı Mehmet Ali Dumandağ düzenlediği basın toplantısında ithal ete karşı olduklarını ifade ederek, Türkiye’de hayvancılığın desteklenmesini istedi. Elazığ Ticaret Borsası toplantı salonunda düzenlenen basın toplantısına Ticaret borsası başkanı Mehmet Ali Dumandağ ve yönetim kurulu üyeleri katıldılar. Dumandağ yaptığı açıklamada,”“Maalesef son 30 yıldır bu hususta fiyat istikrarını sağlayacak kalıcı çözümler ve politikalar üretemedik. 90 lı yılların başına kadar Canlı Hayvan sektöründe Orta Doğu ihracatına yön veren ülke bugün Canlı Hayvan, hatta daha kötüsü et ithal eder duruma geldi. Biraz da bu perspektiften hareketle Hayvan İhrac ederken yaptığımız doğrulardan ve son 30 yıldır yapılan yanlışlardan bahsedeceğim. Anap hükümeti döneminden bu yana ithal hayvan ve et e verdiğimiz paraları ve emeğimizi yetiştiricilere destek olarak verseydik bu sorunları yaşamazdık. Herkesinde kabullendiği üzere Doğu Anadolu Bölgesinin ve ilimizin kalıcı geçim kaynaklarından en önemlisi Hayvancılık sektörüdür.Bölgede aile yetiştiriciliği ön planda. Son zamanlarda TKDK destekleri ile de modern çiftlikler kurulmakta.
GİRDİ MALİYETLERİNİN DÜŞÜRÜLMESİ İÇİN POLİTİKALAR ÜRETİLMELİ. Sayın Bakanımızın da açıklamasında belirttiği gibi fiyat artışının en önemli sebeplerinden bir tanesi girdi maliyetlerinde yaşanan artış. Besiye alınacak dana fiyatlarından tutun da, yem fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar sektörü ciddi manada etkiliyor. Sayın Bakanımızın da belirttiği gibi öncelikle girdi maliyetlerini düşürecek tedbirlerin bir an önce alınması gerekiyor.
İTHAL ET ÇÖZÜM DEĞİL, YERLİ ÜRETİM VE ÜRETİCİ DESTEKLENMELİ, Fiyatların düşürülmesi için doğrudan Et ithalatı yapılması da gündemdeki bir diğer konu. Hatta miktar olarak 50 bin tondan bahsediliyor.50 bin ton et yaklaşık 250 bin canlı hayvan demek. Ortalama 50 canlı hayvana bir çobanın baktığını düşünürsek; 50 bin ton et ithalatı yaklaşık 5000 çobanın işsiz kalması demek. Canlı Hayvan yerine et gelmesi demek, Hayvancılık sektöründen istifade eden yan kolların; nakliyecinin, üreticinin , çiftçinin, yemcinin işsiz kalması demek. Dövizimizin sermayemizin dışarı çıkması demek. Besicilik sisteminin zayıflaması hatta ve hatta çökmesi demek. Et fiyatlarının düşürülmesi için uzun vadeli projeler yapmak, yerli üretim ve üreticiyi desteklemek, Hayvancılığın gizli işsizliği önlediğini unutmamak lazım. İthal edilen et güneşte eriyen kara benzer. Hem piyasa hem de ülkemiz için hiçbir faydası bulunmamakta. Sakatatı,derisi kanı değerlendirilemiyor. Bunlarında maliyetini hesaplayınca astarı yüzünden pahalı geliyor. Aslında tam tersine Fiyat artışının en önemli nedeni ithal etin piyasaya girişidir. Bugün Elazığ Şartlarında baktığımızda kasapta etin fiyatı 28 ila 35 lira arasında değişmekte. Yani Bakanın açıkladığı fiyatlara yakın. Ama lüks marketlerde fiyat daha yüksek kasaba değil lüks markete çözüm bulunması lazım.
FİYAT DAGALANMALARININ ÖNÜNE GEÇİLMELİ. BESİCİ FİYAT İSTİKRARI İLE ÖNÜNÜ GÖRMEK İSTİYOR. Fiyat dalgalanmaları tüketicinin yanı sıra besiciyi de zorluyor. Zira Besilik dana fiyatları et fiyatları ile doğru orantılı hareket ediyor. Artınca artıyor. Düşünce düşüyor. Bu nedenle besici fiyat yüksekken almış olduğu danadan ani fiyat düşüşleri nedeni ile ciddi manada zarar ediyor. Dana fiyatları normalinden çok yüksek bu nedenle besilik ve damızlık ithalatı yapılabilir. ET VE SÜT KURUMU PİYASADA DAHA ETKİN ROL OYNAMALI. Hayvancılık sektöründe ihracat yaptığımız dönemlere bakacak olursak o dönemdeki Et Balık Kurumu piyasada daha etkin rol oynuyor, çeşitli argümanlarla fiyat dalgalanmalarına engel oluyordu. Fiyatlar ile ilgili olarak Et ve Süt Kurumunun daha esnek ve müdahale edebilir hale getirilmesi için gerekli tedbirlerin alınması gerekmekte. Yani serbest piyasaya karşı besicinin alternatifi ve garantörü Et ve Süt Kurumu olmalı. Tabi bu fiyat politikası ile değil. Ayrıca Et ve Süt Kurumu besici ile yapılan bağlantı sonrası erken kesim ve yaz primlerini sözleşme yapıldıktan sonra hayvan kesimi bollaştığı dönemde özel sektör gibi hareket ederek keyfi olarak kaldırdıklarını belirtiyorlar. Bu da kg başına 1 TL ye tekabül ediyor. Et ve Süt Kurumu devletin bir kurumu. Özel sektör gibi hareket etmemeli. Bu nedenle besici zarar ediyor. Primler devamlı olmalı. Uygulanması gereken dönemde uygulanmalı. KAMU KURUM VE KURULUŞLARI İLE ASKERİ KURUMLARIN ETLERİ ET VE SÜT KURUMU TARAFINDAN VERİLEBİLİR.
Askeri kurumların etlerini Et ve Süt Kurumu temin edebilir. Böylece Et ve Süt Kurumu satışları için talep ortaya çıkacak, besici istediği zaman Et Balıklarda Hayvanını kestirebilecek, Serbest piyasanın ödememe kâbusunun da önüne geçilmiş olacak. HAYVANCILIK DESTEK VE TEŞVİKLERİNİN ARTIRILMASI LAZIM.Geçmiş Yıllarda dağıtılan teşviklere nazaran son yıllarda daha fazla teşvik verilmesine rağmen bugün ithal eti konuşuyor olmamız teşvik sistemimizde yanlış politikalar uyguladığımızın bir göstergesidir. Bakanlık yetkilileri ve Sn. Bakanımız bu sistemi oluştururken sektörün tabanda yer alan gerçek aktörleri ile istişare içerisinde olması önemli bir husus. Ayrıca Bölgemizde ekilebilir alanların azlığı nedeni ile hayvancılıkta kaba yem kullanılamamaktadır. Fenni yem kullanılması nedeni ile maliyetler yükselmektedir. Girdi maliyetlerinin yüksekliğinin ortaya çıkarmış olduğu sıkıntılar, verilecek destek ve miktarların artırılması ile önlenebilir.TMO DAHA ETKİN OLMALITMO’nun bu yıl erken destekleme arpa fiyatını açıklaması nedeni ile stoklarında bulunan arpa stokçuların eline geçmiş olup, fiyatlar yine serbest piyasada spekülasyona açık hale gelmiştir. TMO nun bu hususta tedbir alarak, destekleme amacı ile yapmış olduğu arpa satışının stokçuların eline geçmesinin önlenmesi için gerekli tedbirleri alması gerekmektedir.BESİCİYE FAİZSİZ KREDİ SAĞLANSIN.Tüm Bu sorunlar karşısında besicinin sermayesi günden güne erimektedir. Bu nedenle besiciye faizsiz kredi sağlanması önemli bir ihtiyaçtır.Ancak krediler 2010 yılında verilen krediler gibi işten anlamayan kişi ve kuruluşlara verilmemeli Gerçekte bu iş ile uğraşan kişilere verilmelidir. Krediler verilirken ilde bulunan Tarım İl Müdürlükleri ve Ticaret Borsaları’nın görüşü alınarak dağıtılmalıdır.” Dedi.
GİRDİ MALİYETLERİNİN DÜŞÜRÜLMESİ İÇİN POLİTİKALAR ÜRETİLMELİ. Sayın Bakanımızın da açıklamasında belirttiği gibi fiyat artışının en önemli sebeplerinden bir tanesi girdi maliyetlerinde yaşanan artış. Besiye alınacak dana fiyatlarından tutun da, yem fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar sektörü ciddi manada etkiliyor. Sayın Bakanımızın da belirttiği gibi öncelikle girdi maliyetlerini düşürecek tedbirlerin bir an önce alınması gerekiyor.
İTHAL ET ÇÖZÜM DEĞİL, YERLİ ÜRETİM VE ÜRETİCİ DESTEKLENMELİ, Fiyatların düşürülmesi için doğrudan Et ithalatı yapılması da gündemdeki bir diğer konu. Hatta miktar olarak 50 bin tondan bahsediliyor.50 bin ton et yaklaşık 250 bin canlı hayvan demek. Ortalama 50 canlı hayvana bir çobanın baktığını düşünürsek; 50 bin ton et ithalatı yaklaşık 5000 çobanın işsiz kalması demek. Canlı Hayvan yerine et gelmesi demek, Hayvancılık sektöründen istifade eden yan kolların; nakliyecinin, üreticinin , çiftçinin, yemcinin işsiz kalması demek. Dövizimizin sermayemizin dışarı çıkması demek. Besicilik sisteminin zayıflaması hatta ve hatta çökmesi demek. Et fiyatlarının düşürülmesi için uzun vadeli projeler yapmak, yerli üretim ve üreticiyi desteklemek, Hayvancılığın gizli işsizliği önlediğini unutmamak lazım. İthal edilen et güneşte eriyen kara benzer. Hem piyasa hem de ülkemiz için hiçbir faydası bulunmamakta. Sakatatı,derisi kanı değerlendirilemiyor. Bunlarında maliyetini hesaplayınca astarı yüzünden pahalı geliyor. Aslında tam tersine Fiyat artışının en önemli nedeni ithal etin piyasaya girişidir. Bugün Elazığ Şartlarında baktığımızda kasapta etin fiyatı 28 ila 35 lira arasında değişmekte. Yani Bakanın açıkladığı fiyatlara yakın. Ama lüks marketlerde fiyat daha yüksek kasaba değil lüks markete çözüm bulunması lazım.
FİYAT DAGALANMALARININ ÖNÜNE GEÇİLMELİ. BESİCİ FİYAT İSTİKRARI İLE ÖNÜNÜ GÖRMEK İSTİYOR. Fiyat dalgalanmaları tüketicinin yanı sıra besiciyi de zorluyor. Zira Besilik dana fiyatları et fiyatları ile doğru orantılı hareket ediyor. Artınca artıyor. Düşünce düşüyor. Bu nedenle besici fiyat yüksekken almış olduğu danadan ani fiyat düşüşleri nedeni ile ciddi manada zarar ediyor. Dana fiyatları normalinden çok yüksek bu nedenle besilik ve damızlık ithalatı yapılabilir. ET VE SÜT KURUMU PİYASADA DAHA ETKİN ROL OYNAMALI. Hayvancılık sektöründe ihracat yaptığımız dönemlere bakacak olursak o dönemdeki Et Balık Kurumu piyasada daha etkin rol oynuyor, çeşitli argümanlarla fiyat dalgalanmalarına engel oluyordu. Fiyatlar ile ilgili olarak Et ve Süt Kurumunun daha esnek ve müdahale edebilir hale getirilmesi için gerekli tedbirlerin alınması gerekmekte. Yani serbest piyasaya karşı besicinin alternatifi ve garantörü Et ve Süt Kurumu olmalı. Tabi bu fiyat politikası ile değil. Ayrıca Et ve Süt Kurumu besici ile yapılan bağlantı sonrası erken kesim ve yaz primlerini sözleşme yapıldıktan sonra hayvan kesimi bollaştığı dönemde özel sektör gibi hareket ederek keyfi olarak kaldırdıklarını belirtiyorlar. Bu da kg başına 1 TL ye tekabül ediyor. Et ve Süt Kurumu devletin bir kurumu. Özel sektör gibi hareket etmemeli. Bu nedenle besici zarar ediyor. Primler devamlı olmalı. Uygulanması gereken dönemde uygulanmalı. KAMU KURUM VE KURULUŞLARI İLE ASKERİ KURUMLARIN ETLERİ ET VE SÜT KURUMU TARAFINDAN VERİLEBİLİR.
Askeri kurumların etlerini Et ve Süt Kurumu temin edebilir. Böylece Et ve Süt Kurumu satışları için talep ortaya çıkacak, besici istediği zaman Et Balıklarda Hayvanını kestirebilecek, Serbest piyasanın ödememe kâbusunun da önüne geçilmiş olacak. HAYVANCILIK DESTEK VE TEŞVİKLERİNİN ARTIRILMASI LAZIM.Geçmiş Yıllarda dağıtılan teşviklere nazaran son yıllarda daha fazla teşvik verilmesine rağmen bugün ithal eti konuşuyor olmamız teşvik sistemimizde yanlış politikalar uyguladığımızın bir göstergesidir. Bakanlık yetkilileri ve Sn. Bakanımız bu sistemi oluştururken sektörün tabanda yer alan gerçek aktörleri ile istişare içerisinde olması önemli bir husus. Ayrıca Bölgemizde ekilebilir alanların azlığı nedeni ile hayvancılıkta kaba yem kullanılamamaktadır. Fenni yem kullanılması nedeni ile maliyetler yükselmektedir. Girdi maliyetlerinin yüksekliğinin ortaya çıkarmış olduğu sıkıntılar, verilecek destek ve miktarların artırılması ile önlenebilir.TMO DAHA ETKİN OLMALITMO’nun bu yıl erken destekleme arpa fiyatını açıklaması nedeni ile stoklarında bulunan arpa stokçuların eline geçmiş olup, fiyatlar yine serbest piyasada spekülasyona açık hale gelmiştir. TMO nun bu hususta tedbir alarak, destekleme amacı ile yapmış olduğu arpa satışının stokçuların eline geçmesinin önlenmesi için gerekli tedbirleri alması gerekmektedir.BESİCİYE FAİZSİZ KREDİ SAĞLANSIN.Tüm Bu sorunlar karşısında besicinin sermayesi günden güne erimektedir. Bu nedenle besiciye faizsiz kredi sağlanması önemli bir ihtiyaçtır.Ancak krediler 2010 yılında verilen krediler gibi işten anlamayan kişi ve kuruluşlara verilmemeli Gerçekte bu iş ile uğraşan kişilere verilmelidir. Krediler verilirken ilde bulunan Tarım İl Müdürlükleri ve Ticaret Borsaları’nın görüşü alınarak dağıtılmalıdır.” Dedi. 




