Halkların Demokratik Partisi Elazığ Milletvekili adayı Orhan Demirbağ, seçim bürosu açılışından Hükümete yüklendi. Halkların Demokratik Partisi Elazığ Milletvekili adayı Orhan Demirbağ, İl Teşkilatının Yıldız bağları Mahallesinde açmış olduğu seçim bürosu açılışında Elazığ ve ülke gündemine değinerek,” Devletin yerel yönetimleri Elazığ’ın birçok mahallesinde kendilerine blok oy gitmesine rağmen bu mahallelere hizmet götürmemiştir” dedi. TÜRKİYE KAOSA DOĞRU SÜRÜKLENMEKTEDİR Demirbağ konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “ 7 Haziran 2015 seçimi Türkiye’nin geleceği açısından bir seçim olacaktır, bu seçimde sandık başına gidip oy kullanmak hepimizin büyük sorumluluğu olacak ve ancak bu seçimde biz tekçi otoriter ötekileştirici bu sisteme hayır diye biliriz, burada hepinizin, hepimizin önemli sorumluluğu vardır. Bu seçime öyle yaklaşmalıyız, görülüyor ki bu seçimde Cumhurbaşkanı Erdoğan diyor ki ben 400 milletvekili istiyorum, demek istediği şudur ki tek başına anayasayı değiştireceğim, başkanlık sistemini getireceğim, istediğim rejimi kendim kuracağım, bu da Türkiye’nin geleceğinin toplumumuzun geleceğinin kaos olduğunun göstergesidir. Buna ancak HDP’nin barajı aşmasıyla dur diyebiliriz, Erdoğan’ın getireceği bu sistemden rahatsız olan tüm kesimler, tüm inançlar bunu böyle bilemelidir.”diye konuştu CHP’LİLERDEN ÖDÜNÇ OY İSTİYORUZHDP 1 Sıra adayı Orhan Demirbağ CHP lilerden oy istediklerini belirterek,” CHP’li dostlarıma CHP seçmenine sesleniyorum, partilerimizin tabanın bir birine çok yakındır, bu nedenle biz tüm CHP’li seçmenlere ve dostlarımızdan ödünç oy istiyoruz, bu seçimde HDP’ye oylarını verirlerse, biz Türkiye’yi bir kaostan kurtarabiliriz, o zaman TBMM’de temsilcisi bulunan tüm partilerin katılımıyla ortak demokratik, yaşanabilir, özgür ve yeni bir yaşam şiyariyla demokratik bir anayasa yapılacaktır. Bu konuda hepimizin, hepinizin sorumluluğu büyüktür.” Dedi. Birçok mahalleye hizmet gitmediğini belirten Demirbağ,” Şimdi buradan gördüğüm manzara diğer mahallelerden farkı yoktur, hepsini tek tek gezdim, Hicret Mahallesi, Aksaray Mahallesi, Salıbaba Mahallesi, Ulukent, Karşıyaka, Fevzi çakmak ve Esen tepe bu mahallelerde gördük ki devlet yerel yönetimleriyle bu mahallelere hiç ama hiç hizmet getirmemiş.Çok ayrımcı bir uygulama ile bu mahallelere yaklaşmış, çantada keklik görmüş oyları kendisine blok oylar gitmiştir. Ama buna rağmen sürsürü mahallesinde imar planında 7-8 katlı binalar yapılırken hicret mahallesi ve diğer mahallelerde 3 katı geçmemiştir. Diyorlar ki hicret mahallesinde fay hattından dolayı imar izni verilmemektedir, peki yıldız bağları, Esen tepe ve Fevzi çakmak şehrin en sağlam zeminine sahip olmasına rağmen neden 3 katın üzerine imar izni verilmiyor. Yine belediyenin projesine göre kuzey çevre yolu projesi gülmez tepesine kadar planlanmıştır, normalde bu yol Harput yolu ile buluşması gerekiyor, bu yolun gülmez tepesinde son bulmasının tek amacı vardır o da Esen tepe, Fevzi çakmak ve Yıldız bağları mahallelerinin arasa ve yapılaşması değerlenmesin diye kurgulanmış bir projedir.”diye konuştu.
ELAZIĞ GÖÇ VEREN BİR ŞEHİR HALİNE GELMİŞTİRDemirbağ,işsizlik sorunu olduğunu belirterek,” Diğer bir sorun ise işsizlik sorunudur, bu sorun sadece bu mahalleler değil Elazığ’ın tamamının sorunudur, öyle bir hale gelmiş ki Elazığ göç veren bir şehir haline gelmiştir. İşsizlik nedeni ile gençlerimiz ya batıdaki metroplo illerini ya da Avrupa’yı tercih ederek oralara göç etmek veya ettirilmek zorunda bırakılmıştır. Elazığ organize sanayi bölgesinde çalışan işçi sayısı Malatya Çalık gurubunun fabrikasından çalışan işçi sayısından daha azdır. Bu ne demektir, Hükümet istediği illere istihdam yaratıyor, istediği illere yaratmıyor, işte Elazığ’da bu istihdam yatılmak istenmeyen iller arasındadır. Şimdi diyorlar ki her şey yolunda ama öyle değildir, işte her şey ortada, ekonomik veriler ve göstergeler gösteriyor bunları, Hükümet 13 yıldır iktidarda ve bunun nedeni ise etkin anlernatif bir muhalefetin olmayışıdır. Biz bu seçimde çok güçlü girmeliyiz, milletvekili sayımızı arttırarak girmeliyiz, girmeliyiz ki Türkiye’deki en aktif muhalefet partisi olarak hesap sorma gücüne sahip olacağız, bir HDP olarak demokratik ulus paradigması ile ki bu paradigma HDP’dir, Türkiye’de yaşayan tüm toplum kesimlerini tüm etnik yapılarınız, tüm inançları, tüm zenginlikleri içeriyor. Bu anlamda Türkiye’de çok farklı inançlar çok farklı etnik yapılar da mevcuttur. Ama devlet Diyanet İşleri Başkanlığıyla sadece kendi bir mezhebe mensup bir devletmiş gibi, Devletin diniymiş gibi hareket edip diğer mezhepleri ve inançları ötekileştirmiş ve yok saymıştır. Biz HDP olarak Diyanet İşleri Başkanlığının Hükümetin tekelinde olmasına karşıyız. Biz tüm inançlara karşı saygılıyız, Türkiye’de toplumlar olarak kendi dini inançlarını ve ibadethanelerini yapmalı ve yaşamalıdır.” Dedi.
ELAZIĞ GÖÇ VEREN BİR ŞEHİR HALİNE GELMİŞTİRDemirbağ,işsizlik sorunu olduğunu belirterek,” Diğer bir sorun ise işsizlik sorunudur, bu sorun sadece bu mahalleler değil Elazığ’ın tamamının sorunudur, öyle bir hale gelmiş ki Elazığ göç veren bir şehir haline gelmiştir. İşsizlik nedeni ile gençlerimiz ya batıdaki metroplo illerini ya da Avrupa’yı tercih ederek oralara göç etmek veya ettirilmek zorunda bırakılmıştır. Elazığ organize sanayi bölgesinde çalışan işçi sayısı Malatya Çalık gurubunun fabrikasından çalışan işçi sayısından daha azdır. Bu ne demektir, Hükümet istediği illere istihdam yaratıyor, istediği illere yaratmıyor, işte Elazığ’da bu istihdam yatılmak istenmeyen iller arasındadır. Şimdi diyorlar ki her şey yolunda ama öyle değildir, işte her şey ortada, ekonomik veriler ve göstergeler gösteriyor bunları, Hükümet 13 yıldır iktidarda ve bunun nedeni ise etkin anlernatif bir muhalefetin olmayışıdır. Biz bu seçimde çok güçlü girmeliyiz, milletvekili sayımızı arttırarak girmeliyiz, girmeliyiz ki Türkiye’deki en aktif muhalefet partisi olarak hesap sorma gücüne sahip olacağız, bir HDP olarak demokratik ulus paradigması ile ki bu paradigma HDP’dir, Türkiye’de yaşayan tüm toplum kesimlerini tüm etnik yapılarınız, tüm inançları, tüm zenginlikleri içeriyor. Bu anlamda Türkiye’de çok farklı inançlar çok farklı etnik yapılar da mevcuttur. Ama devlet Diyanet İşleri Başkanlığıyla sadece kendi bir mezhebe mensup bir devletmiş gibi, Devletin diniymiş gibi hareket edip diğer mezhepleri ve inançları ötekileştirmiş ve yok saymıştır. Biz HDP olarak Diyanet İşleri Başkanlığının Hükümetin tekelinde olmasına karşıyız. Biz tüm inançlara karşı saygılıyız, Türkiye’de toplumlar olarak kendi dini inançlarını ve ibadethanelerini yapmalı ve yaşamalıdır.” Dedi. 







